Hoş geldin kalbim!

Uzun zaman oldu; anlatmayalı. Anlatacaklarım bitti, sözcüklerim tükendi, zorlama artık, kalemin mürekkebi bitti dedim. Yeni bir kalem alamadım, anılar biriktiremedim, şarkılar mırıldanamadım. Aslında bunları yapmayı denemedim bile. Razı geldim bitmişliğime, kabullendim başarısızlığı. Yol kenarında açan çiçeğe cesaretinden ve gücünden dolayı hayran kalmadım, bir çocuğa gülümseyerek bakmadım, gökyüzüne aşık olmadım. Yolculuğa çıkmadım, yollara aldanmadım. Kalbimi, kalemimi, … More Hoş geldin kalbim!

KAYIP PARÇA

Çok sakarım. Sürekli elimden bir şeyler düşürüyorum. Tutamıyorum sıkıca. Dilimi de tutamam zaten ben, söylerim her şeyi aniden. Ama konu elimden düşenler. Sımsıkı tutulan şey düşer mi? Ben de zaten tutamadığım için düşürüyorum. Öyle emanet gibi alıyorum raftan bardağı, parmaklarım gevşek, sinirlerim sakin, sonra bir ses ve bardak tuz-buz. Sinirlerim bir anda gergin, kalp ritmim … More KAYIP PARÇA

ÜÇTEN GERİYE DOĞRU, ÖZÜNE DOĞRU..

Hepimizin bir amacı var. Yürüdüğü yolun sonuna gelip köşeden dönünce herkes o çok istediği manzara ile karşılaşmak ister. Yürüdüğü engebeli yola değsin, dizlerinde oluşan yaraları unuttursun, çektiği susuzluğu dindirsin ister. Her adımında adını tekrarladıklarını avuçlarında bulup gözlerini kapatıp gördüklerini gözlerini aydınlığa diktiğinde de yaşamayı diler. Ne isterse o olsun. Ne için yürüdüyse onu bulsun. Nelere … More ÜÇTEN GERİYE DOĞRU, ÖZÜNE DOĞRU..

Kısık Ateşte

Uzun zaman oldu. Bilgisayarımın karşına geçip, bir müzik açıp bulunduğum ortamdan yavaşça silinerek kaybolmayalı. Önce etrafımdaki kitaplar, sonra dolaplar ve eşyalar soluklaşmaya başladı sonra da ben büsbütün sıyrıldım, tek sığınağımdan. Hafifçe yükseldim ve askıya aldım kendimi, düşüncelerimi, isteklerimi ve hırslarımı. Ne yerdeyim büsbütün ne de gökte. Ait olmamanın en güzel hali. Beni aşağıya çeken düşüncelerimde … More Kısık Ateşte

Teşekkürün Uzuncası

Bugüne kadar içimden ne geldiyse anlattım size. Kimseye derdimi anlatmak istemediğimi fark ettiğim gün kaçacak yer aramıştım. Baktım ki gidebileceğim hiçbir yer yok o zaman kendime yeni bir dünya kurmam gerektiğini fark etmiştim. Sarı Bulutlar. Yeni dünyamın adını bile hazırlamıştım. Tek bir adımda olmasa da tek bir kelimede dünyam değişmişti. Sizler de bu yeni kurduğum dünyada … More Teşekkürün Uzuncası

Eskimeyecek Tek Şey

Küçük mutluluklar. Küçük hayaller. Küçük hedefler. Küçük dilekler. Küçük dualar. Küçük hevesler. Küçük bakışlar. Evet, küçük bakışlar. Koskocaman gökyüzüne! Sizce gökyüzü kendisine kısılan gözlerle mi bakılmasını ister yoksa kocaman açılmış gözler ile mi? İstemenin, beklemenin, hayal etmenin, koşmanın, hissetmenin ucu bucağı yokken ve bizden bir şeyler götürmezken yani kaybedecek bir şeyimiz yokken neden kocaman ele … More Eskimeyecek Tek Şey

ŞEREFLİ TÜRK ASKERLERİMİZ VE ŞEREFLİ TÜRK POLİSLERİMİZ!

Bir telefon konuşmasına sığdı hayat. Avuçlarında sıkı sıkıya tuttuğu  bir küçük telefondan gelen kalbinin ritmini değiştiren ses. Dünya durdu. Güneş battı. Rüzgar kesildi. Kuşlar sustu. Mevsim bitti. Hışırdayan yaprak sesleri kesildi. Kapı zili sustu. İki eliyle sıkı sıkıya tuttuğu telefon, terleyen avuçları, ve ses. “iyiyim” diyen ama iyi olmayan bir ses ahizeden tüm dünyaya yayılan. … More ŞEREFLİ TÜRK ASKERLERİMİZ VE ŞEREFLİ TÜRK POLİSLERİMİZ!

Fısıltılar Eşliğinde

“Hayal kurmak” ucu gerçeğe çengelli bir ip. Uykum olmadığı halde hemen yatağa koşup ellerimi kafamın arkasına yerleştirip, gözlerimi gülümseyerek kapatıp hayal kurmak için akşam olmasını beklediğim zamanlar. “Yaşım küçük ama dünyam büyük” yıllarım. Tek tek karakterleri seçip, mekanı dizayn eder, hava koşullarını keyfe keder ayarlayıp rolleri özenle dağıttıktan sonra ‘oynat’ tuşuna basardım bir parmak şıklatması … More Fısıltılar Eşliğinde

NİLÜFERLER KADAR

Kitap ayraçlarını yolculuk biletlerinden yapan biriyim. Bu hayata, bu şehre, bu sokağa, bu eve, bu odaya yani bu dünyaya, okuduklarıma, edindiklerime ve hatta bu gökyüzüne bağlanmam mümkün değil. Köksüzüm ben de tıp kı Leon gibi. Hayatımdan insanlar geçerken kendimi metro istasyonunda amaçsızca oturuyormuş gibi hissediyorum. Önümden hızla peşi sıra metro değil de insanlar geçiyor aynı … More NİLÜFERLER KADAR

Hiçliğin Önem Kazanması

Gönül kırgınlıklarınız hayal kırıklıklarına dönüşmeden bir an önce gidin! Bu defa sonuç cümlesini ilk cümle olarak yazmak istedim. Ötesi, fazlası yok. Artısı, eksisi yok. Yüreğimden, kalemimden daha fazlası gelmez. Anlatacaklarım bu cümlenin açıklaması niteliğinde olur ancak ve hepsinin özeti ilk cümlem olur. Çok seviyoruz, haddinden fazla seviyoruz. Karşıdan karşıya geçerken sağa sola bakmadan önce o … More Hiçliğin Önem Kazanması